Renklerle İnsanları Tanıma Kılavuzu Oğuz Saygın

Kitaplığıma 3 yeni kitap ekledim geçen gün. Okudukça kendi yorumlarımı buraya aktarmaya çalışıcam. Önce Oğuz Saygın'ın Renklerle İnsanları Tanıma Kılavuzunu bitirdim. Kitapta genel manada bildiğim şeyler olmasına rağmen insan ilişkilerinde uygulanabilecek iki güzel yöntem özellikle dikkatimi çekti. Bunlardan biri Sandviç Metodu diğeri ise Üç sandalye metodu.

Sandviç Metodu'nu yazar şöyle anlatmış: "Hangi kişilik türünde olurlarsa olsunlar insanlar hata yaptıklarında onları eleştirme eğilimi hepimizde vardır.Ancak önemli olan, eleştiriden ziyade bu eleştiriyi nasıl yaptığımızdır. Eleştiriden maksat, kişiyi incitmeden yaptığı yaptığı hatalı davranışı ona anlatmak ve bir daha yapmamasını sağlamak olmalıdır. Bu eleştiriyi Sandviç Metodu dediğimiz şekilde yaparsak karşımızdaki kişiyi kırmadan, onun hatasını düzeltmesini sağlarız. Sandviçin bir üst kısmı, bir katık bölümü, bir de alt kısmı vardır. Bu metod, eleştiriye uyarlanırken önce eleştireceğimiz kişiyle uyum sağlanır, sonra kişinin neleri iyi yaptığından ya da o kişiye karşı hissettiğimiz güzel duygulardan başlarız.

1.Bir iş yapılmışsa o işin az ya da çok iyi yapılmış yönleri mutlaka vardır. Bunlar eleştirinin başında iyi özellikler olarak dile getirilir…

2.Artık sıra sandviçin katğına yani nelerin daha iyi yapılması gerektiğine gelmiştir.Burada yapılacak şey de çok dikkatli bir şekilde davranışın hatalı yönlerini kişiye anlatmaktır… (Bunu yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli şey ama veya fakat kelimeleriyle söze başlamamak gerekiyor.)

3.Son derece dikkatli bir şekilde eleştirimizi bitirdiğimizde artık üçüncü bölüme yani sandviçin en alt kısmına geçebiliriz.Bu bölümde yapacağımız tek şey olumlu bir yorumla eleştiriyi tamamlamaktır." Bence bu yöntem uygulanabilirse gerçekten işe yarayabilecek bir yöntem.

İkinci yöntem ise Üç sandalye metodu. Bu metodda ise kişi bir odada üç sandalye olduğunu farzediyor. Birinci sandalyede kendi oturuyor ve olaya kendi açısından bakmaya başlıyor. İkinci sandalyede ise tarafsız birinin oturduğunu farzederek bir de onun açısından bakmaya çalışıyor.Üçünçü sandalyede karşı tarafın oturduğunu farzederek olaya bir de onun açısından bakmaya çalışıyor.Böylece empati yaparak olaylara farklı bir gözle bakmayı öğrenmiş oluyoruz.

Bu iki yöntemin dışında kitapta insanların kişiliklerini sarı, kırmızı,mavi ve yeşil olmak üzere 4 gruba ayrılmış. Hangi grupta olduğunuzu anlamanız için de bir test sunulmuş. Testi yaptıktan sonra hemen merakla önce kendiniz hangi gruba aitseniz onu okumak istiyosunuz:) Ben de öyle yaptım. Dört ana grubun dışında sarı-kırmızı gibi iki kişilik grubunun da aynı kişide bir arada bulunabileceği anlatılmış kitapta. Ve bütün bunlardan daha önemlisi bence kitapta bahsedilen en önemli şey insanların kişiliklerini ve kendi kişiliğimizi olduğu gibi kabullenmek ve insanlara kişiliklerinin özelliklerine göre davranılması gerektiği konusu. Ve tabiki karşımızdakileri değiştirme isteğinden vazgeçerek dünyada değiştirebileceğimiz tek varlığın önce kendimiz olduğunu kabullenmek. İyi okumalar efendim:)

Bu yazıyı paylaşmak isterseniz;
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

UA-8802584-1